Amazon Kadınları Hakkında Bilinmeyenler

01 Ocak 2012 Yazan Yazar

Amazon Kadınları Hakkında BilinmeyenlerAmazonlar tamamen kadın savaşçılardan oluşan bir ulus olarak bilinirler. Yıllarca Yunan mitolojisi ile ilgili filmlerde ve dizilerde karşımıza çıkan Amazon Kadınları ile ilgili bilinmeyenleri ya da yanlış bilinenleri bu yazıda anlatmak istedim.

Öncelikle batılıların her konuda olduğu gibi tarihi şahsiyetleri de kendi kültürlerine ve tarihlerine mal etmekte çok başarılı olduklarını söylemeliyim. Ancak bilinmesi gerekir ki Amazon kadınları ile ilgili yansıtılan bilgilerin birçoğu yanıltıcıdır. Özellikle yıllar önce televizyon ekranlarında Zeyna adıyla yayınlanan bir dizide Amazonlar Yunan erkekleriyle sürekli mücadele içinde olan bir grup kadın savaşçı olarak nitelendirilmişti. Ancak tarihi gerçekler kesin olmamakla birlikte farklı bilgiler de vermektedir.

Bu bilgilerden birine göre aslen Türk tarihinin ve kültürünün bir parçası olan Amazonlar bilinen ilk Türk topluluğu olan İskitler(Sakalar) ile aynı soydan gelmektedirler. Bu bilgi batılı tarihçilerin mitoloji hususunda her zaman referans olarak gösterdiği Heredot tarafından belirtilmiştir.

Bugünkü tarih bilgilerimiz Sakaların savaşçılıkta çok ileri gittiklerini, Anadoluyu ve Avrupa’nın doğusunu yağma akınlarıyla sürekli tehdit ettiklerini söylemektedir. Saka Türkleri atı ilk kez evcilleştiren insanlardır. Ayrıca Sakaların başarılı komutanları Alp Er Tunga’nın adını alan ünlü destan İranlılarla uzun yıllar süren mücadelelerini anlatmaktadır.

Ne tuhaftır ki Amazon kelimesi Farsça savaşçı anlamına gelen ha-mazan kelimesinden türemiştir. Bu bilgi Amazonların isimlerinin sürekli mücadele içinde oldukları Farslar tarafından verildiğini kanıtlar niteliktedir.

Ayrıca Amazonlar ile ilgili bilgileri Oğuz-Kıpçak mücadelelerini anlatan Dede Korkut hikayelerinde de görüyoruz. Bu eserlerde Alp Kızları olarak belirtilmiş ve yaşam alanları Azerbaycan olarak belirtilmiştir.

Bu bilgiler bize gösteriyor ki batılı kaynakların önümüze sunduğu her şeye inanmamamız gerekiyor. Özellikle Yunan mitolojisine olan merakım sayesinde biliyorum ki birçok kaynak ve tarihçi birbiriyle çelişmekte. Tabii ki mitolojik hikayeler insanın ve evrenin varoluşunu anlatan dinsel unsurlardır. Ve hayal ürünüdürler. Ancak bu tarz hikayelerde belirli referanslar vardır ve bu kadar çelişmeleri imkansızdır. Bakın Mısır mitolojisine ya da Türk mitolojisine. Bilgiler nettir ve değişmezler. Bence bu batılıların eksikliklerini kapatma ve kendilerini yüceltme isteklerinden kaynaklanmakta. Kısmen de başarılı oluyorlar aslında.

Alıntı:İnziva.Net



Yorum yapma kapalı.