ne umduk ne bulduk full izle’ için Arşiv

Ne umduk ne bulduk!

19 Mart 2013 Yazan Yazar

Ne umduk ne bulduk!

Evliliğin ilk dönemlerinde çiftler, hayal ettikleri cinselliği yaşayamıyorlar. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’na şikâyetlerle başvuran çiftler üzerinde yapılan değerlendirme, kadınların cinselliklerini yaşarken karşılaştıkları sorunları gözler önüne seriyor.

Birçok çift, evliliklerinde hayal ettikleri cinsel birlikteliği kuramadığı için doktora başvuruyor. Kadınlar genelde cinsellikle ilgili bir sorunla karşılaşınca ilk olarak jinekoloğa gidiyorlar. Ancak sorunlarının farklı boyutlarda olduğunu öğrendiklerinde psikiyatriste başvuruyorlar.

Evliliklerin ilk döneminde, özellikle de balayı döneminde karşılaşılan sorunların başında, deneyimsizlik geliyor. Toplum tarafından cinselliğini evlenene kadar bastırması öğretilen kızların ve cinsel deneyimleri bir elin parmaklarını geçmeyen erkeklerin kurdukları birlikteliklerde, sorunlar çıkabiliyor.

Şirin Tekeli’nin “Kadın Bakış Açısından Kadınlar” adlı kitabında, uzmanların farklı konumlardaki kadınlar üzerine yaptıkları çalışmalara yer veriliyor. Bu kitapta, İÜ Psikiyatri Ana Bilim Dalı’na cinsel sorunlarını çözmek amacıyla başvuran çiftlerin durumundan yola çıkarak hazırlanmış bir çalışma da yer alıyor. Arşaluys Kayır, İÜ Psikiyatri Ana Bilim Dalı’na yapılan başvuruları değerlendirdiği “Kadın ve Cinsel Sorunları” başlıklı makalesinde, evlilikte yaşanan cinsel sorunları ve tedavi yöntemlerini irdeliyor.

Erkekler tedaviye katılıyor
Evlilikteki cinsel sorunları çözmek için çiftlerin birarada tedavi görmesi gerektiğini söyleyen Kayır, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Erkekler bu çalışmalara katılıyor. Çünkü bu sorunlar nedeniyle eşin cinsel keyfi sınırlandığı gibi, çocuk sahibi olma şansı da düşüyor. Ama şunu da söylemeliyim ki, sorundan yalnızca karılarını sorumlu tutmak, erkeklerin baskın eğilimleri oluyor. Onların isteksizliklerine hafif alaylı ve hoşnut, sanki durumun değişmesini istemeyen bir tavır içinde yaklaşanların sayısı hiç az değildir.”

Nedenleri
Cinsel sorunların bu şekilde ortaya çıkmasının nedenlerinin başında kız ve erkek çocukların farklı yetiştirilmesinin geldiğini vurgulayan Kayır, sözlerine şöyle son veriyor:

“Anneler, babalar, çocuklarına cinsellikle olduğundan çok az ilgiliymiş izlenimi verirler. Kız çocukları çoğunlukla cinsel istekleri yok gibi görünen kadınları örnek alırlar. Anneler çocuklarının sağlıklı büyümesi için cinselliklerini bastırırken, bu arada kadın olduklarını da unuturlar. Böylece kız çocuğunun cinselliği de bastırılmış olur. Mastürbasyon yapan kızlar doktora yetiştirilirken, erkek çocukların kızlara kur yapması hayranlıkla karşılanır. Çalışmamızda 90 kadının ancak 43′ünün mastürbasyon deneyimi olduğunu belirtmişti. Oysa erkekler için bu oran yüzde 100′e yakındır.”

Durum içler acısı!
Arşaluys Kayır, “Kadın ve Cinsel Sorunları” başlığı altında yaptığı ilk değerlendirmede 44 çift üzerinde çalıştığını bildiriyor. 44 çift üzerindeki bulgular şöyle sıralanıyor:

İstanbul Üniversitesi Ana Bilim Dalı’na başvuran;
44 çiftin sekizinde, evlilik öncesinde eşleriyle cinsel yaklaşımın hiç olmadığı, diğerlerinde ön sevişmenin denendiği tespit edildi.
Yalnızca iki kadının farklı bir erkekle cinsel birleşmeyi denemesi söz konusuydu. Kocası dışında bir erkekle cinsel birleşmeyi deneyen bir kadına grupta rastlanmadı.

33 erkeğin, genelev ilişkisi sınırlı cinsel birleşme deneyimi olmuş. Evlilik sonrası cinsel ilişki incelendiğinde, vaginusmus karşısında tutum açısından, 13 erkeğin hoşgörüsüz bir yaklaşımla boşanma tehdidinde bulunduğu, geri kalanların daha anlayışlı bir tutum sergilediği saptandı.

35 kadın ilişkiye karşı duyarlıydı.
23 kadının cinsel birleşmeden korktuğu için sevişmeden giderek kaçınması, eşleri, hatta kendileri tarafından cinsel isteksizlik olarak değerlendiriliyordu.

Erkekler de bu durumda sürekli sevişme önerisi getiren ama reddedilen konumunda kalıyorlardı.

13 erkekte önceden varolan çeşitli cinsel işlev bozuklukları, dokuz erkekte cinsel birleşme korkusu olduğu belirlendi.

İlk gece sekiz erkek önsevişmesiz cinsel birleşmeyi denemiş, yedi erkek ise hiç girişimde bulunmayarak erteleme yolunu seçmişti.

Cinselliğini tam olarak yaşayamayan yedi erkek, eşini dövmeye başlamıştı.